DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu)’de TMS

DEHB ve TMS Tedavisi

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), bireyin dikkat süresini, dürtü kontrolünü ve fiziksel hareketliliği yöneten nörobiyolojik mekanizmaların farklı bir işleyiş sergilediği kronik bir durumdur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 2024) verilerine göre DEHB, çocukluk çağında başlayan ve vakaların önemli bir kısmında yetişkinlikte de devam eden, bireyin akademik, mesleki ve sosyal yaşamını doğrudan etkileyen bir süreçtir. Bu tablo sadece bir “yaramazlık” veya “disiplin sorunu” değil; beynin yönetici işlevlerindeki (executive functions) biyolojik farklılıklardan kaynaklanan nörolojik bir gerçekliktir.

Geleneksel tedavilerde kullanılan uyarıcı ilaçlar birçok bireyde odaklanmayı artırsa da; iştahsızlık, uykusuzluk veya çarpıntı gibi yan etkiler ilaç kullanımını kısıtlayabilmektedir. Bu noktada TMS (Transkraniyal Manyetik Stimülasyon), beynin dikkat merkezlerini doğrudan modüle etmeyi hedefleyen, cerrahi müdahale içermeyen ve sistemik yan etki riski barındırmayan yenilikçi bir destekleyici seçenek sunmaktadır.

DEHB’nin Nörobiyolojik Temeli: Frontal Hipoaktivite

DEHB süreçlerinin kökeninde, beynin planlama, organizasyon ve “dur” diyebilme işlevlerinden sorumlu olan ön (frontal) bölgesindeki uyarılabilirlik dengesinin farklılaşması yatmaktadır.

  • Prefrontal Korteks (DLPFC) ve İşlevsellik: Beynin “yönetici” merkezi olan bu bölge, DEHB tanılı bireylerde genellikle daha düşük bir elektriksel aktivite (hipoaktivite) sergileyebilir. Bu durum, bireyin bir göreve başlamasını veya dikkati sürdürmesini zorlaştırır.
  • Dopaminerjik ve Noradrenerjik Yolaklar: The Lancet Psychiatry dergisinde yayımlanan araştırmalar, DEHB’de beynin ödül ve dikkat yollarındaki nörotransmitter iletiminde işlevsel farklılıklar olduğunu göstermektedir.
  • Default Mode Network (DMN) Dengesi: Beynin “hayal kurma” modu ile “görev odaklı” modu arasındaki geçişin DEHB’li bireylerde daha kaotik seyretmesi, odaklanma güçlüğünün biyolojik nedenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.

TMS Mekanizması: Yönetici İşlevleri Desteklemek

TMS uygulaması, odaklanmış manyetik darbeler aracılığıyla doğrudan sağ veya sol prefrontal korteks bölgelerini hedef alarak beynin uyarılabilirlik eşiğini dengelemeyi amaçlamaktadır. DEHB protokollerinde temel hedef, frontal bölgedeki nöronal aktiviteyi “Uzun Süreli Potansiyalizasyon” (LTP) mekanizmasıyla optimize etmek ve dikkat devrelerini aktive etmektir.

Klinik çalışmalar, bu uyarımın beynin yönetici işlevlerini destekleyerek odaklanma süresinin yönetilmesine ve dürtüselliğin dengelenmesine anlamlı düzeyde olumlu katkılar sağlayabildiğini ortaya koymaktadır. Journal of Attention Disorders dergisinde yayımlanan meta-analizler, TMS uygulamasının özellikle akademik süreçlerdeki işlevselliğe ve sosyal uyum kapasitesine yardımcı olabildiğini göstermektedir. TMS, beynin bilgi işleme süreçlerini daha verimli bir ritme kavuşturmayı hedefleyerek; ilaç tedavilerine veya davranışsal terapilere ek olarak bireyin potansiyelini sergilemesini destekleyen bilimsel bir alternatif sunar.

Bilimsel Kaynaklar

Rubia, K., et al. (2021). Non-invasive brain stimulation in AD/HD: A systematic review. Journal of Attention Disorders.
Boonzaier, J., et al. (2019). The efficacy of rTMS in ADHD: A meta-analysis. Neuromodulation: Technology at the Neural Interface.
Lefaucheur, J. P., et al. (2020). Evidence-based guidelines on TMS use in psychiatry. Clinical Neurophysiology.
World Health Organization (2024). Mental health conditions: ADHD information.
FDA News (2025). Neurostimulation devices in cognitive and behavioural focus.