TMS Tedavisi İşe Yarıyor mu? Yanıt Oranları ve Gerçekçi Beklentiler

tms işe yarıyor mu

Kısa cevap: Evet, ancak tek bir başarı oranı yoktur. Sham (yalancı uyarım) kontrollü çalışmaların meta-analizinde yanıt oranı %29,3, remisyon oranı %18,6 bulunmuştur; sham kolunda bu oranlar %10,4 ve %5’tir. Gerçek dünya kayıtlarında ise yanıt %57,7’ye kadar çıkar. Bu farkın nedeni, iki çalışma tipinin farklı soruları yanıtlamasıdır.

İnternette TMS için %30’dan %80’e kadar uzanan başarı oranları görürsünüz. Bu rakamların hepsi bir yerlerden alınmıştır, ama farklı çalışma tasarımlarından gelirler ve farklı şeyleri ölçerler. Aşağıda bu tabloyu, sayıların nereden geldiğini göstererek açıyoruz.

Önce iki terim: yanıt ve remisyon

Bu iki kelime sıkça birbirinin yerine kullanılıyor, oysa farklı şeyleri ifade ederler ve karıştırıldıklarında oranlar yanıltıcı hale gelir.

  • Yanıt (response): Belirti ölçeğindeki puanın başlangıca göre en az %50 azalmasıdır. Kişi belirgin biçimde iyileşmiştir, ancak belirtileri tamamen kaybolmuş değildir.
  • Remisyon (remission): Puanın, tanı eşiğinin altına inmesidir. Klinik tablo büyük ölçüde geri çekilmiştir.

Bir çalışmanın “%60 başarı” demesi, genellikle yanıt oranını kastettiği anlamına gelir; remisyon oranı hemen her zaman daha düşüktür.

Randomize kontrollü çalışmalar ne diyor?

En katı kanıt türü, katılımcıların gerçek uyarım ile sham (yalancı uyarım) arasında rastgele dağıtıldığı çift kör çalışmalardır. Bu tasarımın 29 çalışmayı ve 1.371 katılımcıyı bir araya getiren meta-analizinde aktif rTMS kolunda yanıt oranı %29,3, remisyon oranı %18,6 bulunmuştur. Sham kolunda ise yanıt %10,4, remisyon %5 düzeyindedir. Etki büyüklüğü olarak bildirilen olasılık oranı (OR) 3,3’tür (Berlim ve ark., Psychological Medicine, 2013).

Burada gözden kaçan bir ayrıntı var: bu meta-analizdeki çalışmalarda ortalama seans sayısı yaklaşık 13’tür. Bugünkü standart uygulama 20–30 seans sürer. Kısa kürlerin oranları, tam bir kürün oranlarını olduğu gibi temsil etmez. Seans sayısı konusu için: TMS Tedavisi Kaç Seans Sürer?

NIMH destekli çok merkezli sham kontrollü çalışmada ise remisyon aktif kolda %14, sham kolunda %5 olarak bildirilmiştir (George ve ark., Archives of General Psychiatry, 2010). Beyin uyarım yöntemlerini karşılaştıran ağ meta-analizi de rTMS’in depresyon epizodlarının akut tedavisinde plaseboya üstün olduğunu bildirir (Mutz ve ark., BMJ, 2019).

Gerçek dünya verileri ne diyor?

Klinik pratikte toplanan naturalistik veriler belirgin şekilde daha yüksek oranlar gösterir. ABD’de 103 merkezde toplanan büyük kayıt çalışmasında, tedaviye başlayan 5.010 kişilik grupta PHQ-9 ölçeğine göre yanıt oranı %57,7, remisyon oranı %27,9 bulunmuştur. Kürü tamamlayan 3.814 kişilik grupta bu oranlar %65,0 ve %31,7’ye çıkmaktadır (Sackeim ve ark., Journal of Affective Disorders, 2020).

Daha erken tarihli, 42 merkezde 307 kişiyle yürütülen gözlemsel çalışmada da benzer bir tablo görülmüştür: yanıt %56,4, remisyon %28,7 (Carpenter ve ark., Depression and Anxiety, 2012).

Oranlar bir arada

ÇalışmaTürKatılımcıYanıtRemisyon
Berlim 2013 (29 çalışma meta-analizi)Sham kontrollü1.371%29,3 (sham %10,4)%18,6 (sham %5)
George 2010 (NIMH)Sham kontrollü190—%14 (sham %5)
Carpenter 2012Gerçek dünya, 42 merkez307%56,4%28,7
Sackeim 2020Gerçek dünya, 103 merkez5.010%57,7%27,9

Tabloyu yana kaydırarak tamamını görebilirsiniz.

Neden iki rakam arasında bu kadar fark var?

Bu sorunun cevabı, oranları doğru okumanın anahtarı. Fark, yöntemlerden birinin “doğru” diğerinin “yanlış” olmasından kaynaklanmıyor; iki tasarım farklı sorular soruyor.

  • Soru farklı. Sham kontrollü çalışma “etki, yalancı uyarımın ötesinde mi?” diye sorar. Gerçek dünya çalışması “klinikte tedavi gören kişilerde ne oluyor?” diye sorar. İlki nedenselliği, ikincisi pratikteki sonucu ölçer.
  • Seans sayısı farklı. Eski RKÇ’lerde ortalama 13 seans uygulanmıştır; klinik pratikte 20–30 seans ve sonrasında geçiş dönemi uygulanır.
  • Körleme yok. Naturalistik çalışmalarda kişi ve hekim tedavinin gerçek olduğunu bilir. Beklenti etkisi oranları yukarı çeker; sham kolunda görülen %10’luk yanıt bu etkinin büyüklüğünü gösterir.
  • Ölçek farklı. Aynı kayıt çalışmasında PHQ-9 ile yanıt %57,7 iken, hekimin genel izlenimini ölçen CGI-S ile %69,4 çıkmaktadır. Hangi ölçeğin kullanıldığı rakamı değiştirir.
  • Katılımcı profili farklı. Çalışmalara katılım ölçütleri ile kliniğe başvuran kişilerin profili birebir örtüşmez.

Gerçekçi bir okuma şu: TMS’in etkisi sham’ın ötesinde ve istatistiksel olarak sağlam biçimde gösterilmiştir; klinik pratikte tam bir kür tamamlandığında yanıt oranı yarının üzerinde, remisyon oranı ise yaklaşık üçte bir civarında seyretmektedir.

Yanıt olasılığını ne etkiler?

  • Kürün tamamlanması. Kayıt çalışmasında kürü tamamlayanlarda yanıt %65,0, tamamlamayanlar dahil edildiğinde %57,7’dir.
  • Direnç düzeyi. Daha çok sayıda başarısız ilaç denemesi geçmişi, yanıt olasılığını etkileyebilir.
  • Protokol ve hedefleme. Uyarım bölgesinin ve dozun kişiye göre belirlenmesi süreci etkiler.
  • Eşlik eden tedaviler. İlaç ve psikoterapinin sürdürülmesi planın parçasıdır: TMS, İlaç Tedavisi ve Psikoterapi.

Yanıt alınamazsa ne olur?

Oranlar aynı zamanda şunu söylüyor: önemli bir grup yeterli yanıt almıyor. Bu durumda süreç hekim tarafından yeniden değerlendirilir; protokolün gözden geçirilmesi, tanının yeniden ele alınması veya farklı bir yaklaşıma geçilmesi gündeme gelebilir. TMS, tüm seçenekleri kapatan bir yöntem değil, seçeneklerden biridir. Endikasyon bazında kanıt düzeyleri güncel kılavuzlarda derecelendirilmiştir (Lefaucheur ve ark., Clinical Neurophysiology, 2020).

Yöntemin çalışma prensibi için TMS Nedir?, depresyondaki uygulaması için Dirençli Depresyonda TMS sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

TMS tedavisinin başarı oranı nedir?

Tek bir oran yoktur. Sham kontrollü çalışmaların meta-analizinde yanıt %29,3 ve remisyon %18,6; gerçek dünya kayıtlarında ise yanıt %57,7 ve remisyon %27,9 bildirilmiştir. Aradaki fark, çalışma tasarımı, seans sayısı ve kullanılan ölçekten kaynaklanır.

Yanıt ile remisyon arasındaki fark nedir?

Yanıt, belirti puanının başlangıca göre en az %50 azalmasıdır. Remisyon ise puanın tanı eşiğinin altına inmesidir. Remisyon oranları her zaman yanıt oranlarından düşüktür.

Sham (yalancı uyarım) nedir, neden önemlidir?

Sham, gerçek uyarım verilmeden aynı deneyimin taklit edildiği kontrol koşuludur. Önemi şudur: sham kolunda da yanıt görülür (meta-analizde %10,4). Bir yöntemin etkisini değerlendirmek için sonucu bu zeminle karşılaştırmak gerekir.

Gerçek dünya oranları neden daha yüksek?

Başlıca nedenler: bu çalışmalarda daha uzun kürler uygulanır, körleme yoktur (beklenti etkisi devrededir), katılımcı profili farklıdır ve kullanılan ölçek sonucu değiştirir. Aynı kayıt çalışmasında PHQ-9 ile %57,7 olan yanıt oranı, CGI-S ile %69,4’tür.

Kürü tamamlamak sonucu değiştirir mi?

Veriler bu yönde. Büyük kayıt çalışmasında kürü tamamlayanlarda yanıt %65,0 ve remisyon %31,7 iken, tedaviye başlayan tüm grupta bu oranlar %57,7 ve %27,9’dur.

TMS işe yaramazsa başka seçenek var mı?

Evet. Yeterli yanıt alınmadığında protokolün gözden geçirilmesi, tanının yeniden değerlendirilmesi veya farklı bir tedavi yaklaşımına geçilmesi gündeme gelebilir. Bu kararı klinik değerlendirme sonucunda hekim verir.

Temel bilimsel kaynaklar

  • Berlim MT, ve ark. (2013). Response, remission and drop-out rates following high-frequency rTMS for treating major depression: a systematic review and meta-analysis. Psychological Medicine. PubMed
  • Sackeim HA, ve ark. (2020). Clinical outcomes in a large registry of patients with major depressive disorder treated with Transcranial Magnetic Stimulation. Journal of Affective Disorders. PubMed
  • Carpenter LL, ve ark. (2012). Transcranial magnetic stimulation (TMS) for major depression: a multisite, naturalistic, observational study. Depression and Anxiety. Wiley
  • George MS, ve ark. (2010). Daily left prefrontal transcranial magnetic stimulation therapy for major depressive disorder. Archives of General Psychiatry. PubMed
  • Mutz J, ve ark. (2019). Comparative efficacy and acceptability of non-surgical brain stimulation. BMJ. PubMed
  • Lefaucheur JP, ve ark. (2020). Evidence-based guidelines on the therapeutic use of rTMS: An update (2014–2018). Clinical Neurophysiology. PubMed

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı veya tedavi önerisi değildir. Yukarıdaki oranlar topluluk düzeyindeki verilerdir ve bireysel sonuç öngörüsü sunmaz.